Bir sorunu çözebilmenin ilk adımı problemin var olduğu kabul etmektir.Buda'nın, acı çektiğimiz gerçeğine karşı bulduğu çözüm, yaşamda acının bulunduğunu farketmekle ve kabul etmekle başlar.
Bu asil gerçeklerden ilkidir. Yani acı çektiğimiz gerçektir. İnsan yaşamı acı içeren deneyimlerle doludur.
Yaşamda çekilen acılar fiziksel yada zihinsel olabilir.
Fiziksel Acı
Acı çekmenin fiziksel hali çok farklı şekillerde ortaya çıkabilir. insanlar yakınlarının yaşlandıklarına şahit olurlar. Yaşlanan insan vücudunda fiziksel problemler ortaya çıkar. Eskisi gibi hareket edemez, göremez ya da işitemez olurlar. Genç insanlar ve yaşlılar da, hastalıklar nedeniyle fiziksel acılarla karşılaşır. Fiziksel hastalık ve ölümün getirdiği acı dayanılmazdır. Hatta doğum sırasında bile hem anne hemde bebeği fiziksel acı çeker.
Gerçek şudur ki, hastalık, yaşlanma ve ölümden kaynaklanan fiziksel acılar kaçınılmazdır. Bazı kimseler diğerlerine göre daha rahat ve tasasız bir hayat sürüyormuş gibi görünebilirler. Ama onlarında fiziksel acıyla karşılaşmaları belki de an meselesidir. En kötüsü ise, insan çektiği acıyı tek başına üstlenmektedir.
Zihinsel Acı
Fiziksel acıların yanında, zihinsel acılarda vardır. İnsanlar sevdiklerini kaybettiklerinde üzgün, yanlız, depresif hissederler. Hoşlanmadıkları insanlarla birlikte olduklarında rahatsız ve gergin hissederler. İstedikleri şeyleri elde edemediklerinde de mutsuz olurlar ve acı çekerler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder